14
Ara

Tarih Penceresinden Rölöve Restorasyon Restitüsyon’un Önemi

Yıllar içerisinde bakımı ve aktif kullanımı olmayan yapılar, dış koşullara karşı daha çok tahribata uğramaktadır. Bakımının yapılmaması durumunda yıkıp yok olmaktadır. Tarihimizi öğrenmenin tek koşulu kitap ve internet olmamalıdır. Tarihi anlamanın ve yaşatmanın son derece kullanılır hali eski yapıların restorasyon yapılarak yenilenmesidir. Eski yıkılmaya yüz tutmuş bu yapıların tarihi bellekleri servet niteliğindedir. Çünkü yıllar önce sosyal, kültürel ve ekonomik koşullara göre yapılmış, bugüne taşınmış yapılardır.

Kültürümüzün, geleneklerimizin, yaşama koşullarımızın resmen yansıması olan bu değerlere sahip çıkmak çok önem taşımaktadır. Yapılara sahip çıkılmasının başlıca koşulu günümüzün koşullarına göre kullanıma açılmasıdır. Kullanım fonksiyonları işlevselliğini oluşturmak ve orada yaşayan turist olarak gelen insanların kullanımına açmak yapının tarihi kimliğini ve ömrünü uzatacak çözümlerin başında gelmektedir. Bu çözüm dünyada uygulandığı gibi son yıllarda Türkiye de de uygulanmaktadır.

Büyükşehirlerde hızlı kentleşme sonucu kötü nitelikte yapılar yapılmıştır. Bu yapıların bölgesinde kalan sivil mimari örneklerinin bir an önce envanter araştırılmasının yapılması ve günümüz koşullarına göre hangi fonksiyona ihtiyacının olduğu tespit edilerek önlem alınması gerekmektedir.

Böylece yapının restitüsyonu yapılacak, yapının sahipleri ve ülkemiz büyük bir manevi değeri koruma altına almış olacaktır.

Ülkemizde hızla gelişen ve değişen kentleşme sonucu, yaşam alanlarının daralması, çevresel olumsuzluklar, kimliksiz yapılar, geçmişle geleceğe bağı olmayan yapılar yapılmaya devam ediyor. Ancak Yeni yapılan yapılar bir trend niteliği taşıdığı için kısa süre sonra popülerliğini kaybedecektir. Bu olumsuzluklara rağmen kent, kasaba, vilayet merkezlerinde varlığını sürdürmeye çalışan tarihi yapılar kent tarihinin önemli bir unsuru olmaya devam etmektedir. Süreç içerisinde kullanılamaya, fonksiyonel özelliğini kaybeden yapılar olsa da dönemin kimliğini taşıyan tarihi yapıların restitüsyon yapılırken özgün kimliğinin korunması, tarihe şahitlik özelliğinin kaybettirilmemesi çok büyük önem taşımaktadır. Yenileme işlemleri bu doğrultuda yapılması, tarihiyle bütünleşecek yenilemelere yönlenmesi gerekmektedir. Restorasyonu sırasında sosyal dokunun korunması, yapı için uygun işlevin belirlenmesi, nitelikli restorasyon yöntemlerinin belirlenerek uygulama yapılmalıdır. Yapmak yetmeyeceği için o çevre yaşayan fiziksel çevreninde bu değerlere sahip çıkması için bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Bu koruma yöntemleri ve günümüz koşullarının ihtiyaçları belirlenirken gelecek nesillerinde ihtiyaçlarının karşılanmasına engel olmayacak çözüm üretilmesi ve sürdürülebilir bir restitüsyon yapılmalıdır.